İKİ BEHZAT BİR NEJAT

17 Haziran 2010, 15:21 (24845755)
Hafta Sonu dergisi, Babalar Günü öncesinde ünlü tiyatrocu Behzat Uygur’u çocukları Behzat ve Nejat’la bir araya getirdi. Keyifli sohbet, dede Nejat Uygur’la ilgili anılarla daha da renklendi...
18 Punto
16 Punto
14 Punto
12 Punto
Karakter Boyutu
 Babalar Günü’nden başlayalım sohbetimize. Behzat Uygur’un babası Nejat Uygur’la unutamadığı bir anısı var mı?

Behzat Uygur: Biz Babalar Günü’nü ya turnelerde ya da tiyatro sahnesinde kutladık. Beş kardeş, oyun sırasında sahnede toplanır, babama çiçek verirdik, bazen de pasta keserdik. Seyirci de bizi alkışlardı... Oyun sonrasında tüm ekip yemek yer, bunu kutlardık.

* 20 Haziran Pazar günü, yani Babalar Günü’nde, hepiniz Nejat Uygur’un yanında olacaksınız galiba... 

Behzat Uygur: Gündüz bir araya geleceğiz, çünkü akşam oyun var.    
 
* Sağlık durumu nasıl Nejat Uygur’un?        
   
Behzat Uygur: Bunu sormakla iyi ettin. Çünkü sürekli asılsız söylentiler çıkarılıyor. İnternet haberciliğinde farklı bir yarış var. Ne yazık ki, siteler daha çok tıklanmak için bu tarz asılsız haberler koyuyorlar. Dostlarımız arıyor “Başınız sağ olsun” diye, herkese haberin yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.
 
* Durumu nasıl peki?       

Behzat Uygur: Allah’a şükür acısı yok, ızdırabı yok ara sıra olsa bile konuşabiliyoruz. Bunlar olumlu tarafları. Sonuç itibarıyla yatıyor, bakıcısı var ve annem sürekli yanında. Üç yıldır evde tedavisi sürüyor. Hasta yatağında olsa da tiyatro kalbinde tabii. Zaman zaman replikleri hatırlatıyoruz ona, hemen cevaplar veriyor. 

* Gelelim torun Uygurlar’a... Behzat, önce neler yaptığını anlatsın, sonra da babasıyla ilgili duygularını öğrenelim.

Behzat (Büyük oğul): 19 yaşındayım. Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda Show TV İç Yapımlar’da çalışıyorum. Üç yıldır oradayım. Babama gelince... Sevgisi de disiplini de ölçülüdür. Bize her zaman iyi örnek olmuştur.

* Uygurlar’dak tiyatro geleneği senin için de devam edecek mi?

Behzat: Ben de çocuk yaşlarımda tiyatrodaydım; bilet sattım, minder sattım, çay servisi yaptım, afişleri astım. Hep anlatırlar, babamın ilk sahneye çıkışı dedemden habersiz olmuş. Kuliste amcamla anlaşmışlar ve babam çıkıp oyuna dahil olmuş. Benim de tıpkı babam gibi sürpriz bir çıkışım oldu sahneye. Girip çıkmalı bir şey... Kısacası sahne tozunu kısa süre için bile olsa yuttum.

* Sen neler yapıyorsun Nejat?

Nejat Uygur (Küçük oğul): TED İstanbul Koleji lise hazırlık okuyorum. Benim için futbol çok ön planda.

TORUN UYGURLAR MÜZİKTE YETENEKLİ

* Babanla ilgili neler söylemek istersin?

Nejat: Babam oğullarına baskı uygulayan birisi olmadı hiç. Sevmesi gereken yerde sevdi, kızması gereken yerde kızdı. Babalığını hiç abartmadı...

* Peki, sen tiyatroya nasıl bakıyorsun?

Nejat: İlgim elbette var tiyatroya.

* Oyunculuğu denedin mi hiç?

Nejat: Daha önce babamın başrol oynadığı “Hırçın Menekşe” dizisinde rol aldım. Küçük bir roldü. Sonra skeçlerde oynadım. “Şahane Pazar”ın içindeki ‘Ayılar’ skecinde rol aldım.

* Behzat Uygur: Tiyatroya her ikisinin de ilgisi var. Ancak benim bilmediğim bir özellikleri çıktı ortaya; ikisi de güzel şarkı söylüyor.

Nejat’ın müzik öğretmeni “Çok özel bir sesi olduğunu biliyor musunuz?” dedi. Okulda onların trioları var, özel günlerde konser de veriyorlar. Behzat’ın da sesi güzeldir.

CELALETTİN CERRAH'I KULİSTEN KOVMUŞ 

* Uygur adı tiyatroda kahkahanın garantisi oldu. Nesilden nesle geçerek günümüze geldi. Öyle ki, Tayyip Erdoğan’ı bile babası elinden tutup Nejat Uygur Tiyatrosu’na götürmüş... 

Behzat Uygur: Evet, o oyunun adı da “Ayyar Hamza”. Babamın 60 yılı geçen bir sahne hayatı var; kaç kuşağı güldürmüş, kaç başbakan görmüş kim bilir... Nejat Uygur hep olmuş. Herkes de onu sevmiş, ona gülmüş... Mesela geçende öğrendiğim bir olay var: Kadir Topbaş, üniversite yıllarında bir dekor yapacakmış. Bu konuda babam ona yardım etmiş. Mesela, İstanbul’un eski emniyet müdürü Celalettin Cerrah, Amerika’da konsolosluk güvenliğinde çalışırken, babam oyun sahnelemiş orada. Derken bomba ihbarı yapılmış ve Cerrah kulise, babamın odasına girmek istemiş. Babam da ona fırça atmış, “Lütfen dışarı çık” diye onu kovmuş. Mesela, Süleyman Demirel, Güniz Sokak’taki ofisinde oturduğu koltuğun arkasına babamın “Demirel’e Söylerim” oyununun afişini asmış. Dünyada hiçbir cumhurbaşkanı bir tiyatro oyunu afişini oturduğu makamın arkasına asmaz. Bu Nejat Uygur’un farkını ortaya koyuyor.

SİGARA YASAKLANINCA 

Behzat Uygur (Baba): Bu hastalığı geçirmeden önce babama sigara yasaklanmıştı. Oyunda da bir sahne vardı, sigarayı içerken elimle panonun arkasına fırlatıyordum rol gereği. Babam o sahnede hep panonun arkasında duruyormuş, sigarayı alıp içiyormuş! (Gülüyor) Sonra biz oraya adam koyduk, sigarayı alıp içmesin diye. 
Yorumunu Facebook'ta yap

Yorum yapın

Yorumlarınızı, tamamı büyük harflerle YAZMAYINIZ.
Küfür, hakaret, rencide edici kelimeler ve, inançlara saldırı içeren yorumlar yayımlanmamaktadır.
Yorumlarınız incelendikten sonra yayınlanacaktır (biraz zaman alabilir)
1500
info@haberdelisi.com | Reklam | sitemap | ZDWEB